You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Trump'ın 'unutulmaz' Çin ziyaretinde neler konuşuldu?
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 3 dk
ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyareti sona erdi. Her iki ülkenin lideri de ziyaretin çok iyi geçtiğine dair açıklamalar yaptı, ancak anlaşmalara dair bir ayrıntı paylaşmadı.
Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile Pekin'de yaptığı ve "çok başarılı" ve "unutulmaz" olarak nitelendirdiği iki günlük görüşmelerin ardından Washington'a dönüyor.
Çin basınına göre Şi bu ziyareti "tarihi ve dönüm noktası" şeklinde nitelendirdi.
Ortak basın toplantısında iki lider İran, ticaret ve "başka birçok konunun daha görüşüldüğünü" kaydetti.
Trump, ziyaretinin ikinci gününde Çin yönetimi ile "harika ticaret anlaşmaları yaptıklarına" dair mesajlar vermişti.
Bu anlaşmalara ilişkin henüz bir ayrıntı yok.
Çin devlet medyası da iki liderin yeni uzlaşmalara vardığını aktardı ancak detay vermedi.
Şi ve Trump ziyaretin ikinci gününde öğle yemeğinde Zhongnanhai'de görüştü.
Beyaz Saray, bu komplekse sadece az sayıda gazetecinin girmesine izin verildiğini açıkladı.
Ziyaretin ikinci gününde Fox News'tan Sean Hannity'ye verdiği röportajı yayımlanan Trump, görüşmelerde Şi'nin İran'a askeri teçhizat göndermeme sözü verdiğini söyledi.
Trump "Ancak [Şi] aynı zamanda, oradan [İran'dan] çok fazla petrol aldıklarını ve bunu sürdürmek istediklerini söyledi" dedi.
Trump, Çin'in ABD'den petrol ve 200 Boeing uçağı satın almayı kabul ettiğini de belirtti.
Pekin yönetiminden bu konularda bir doğrulama gelmedi.
Ancak Ortadoğu'daki çatışmaya son vermek için "yorulmadan çalışıldığı" kaydedildi.
Çin devlet televizyonunda yer alan açıklamaya göre Pekin, "barış görüşmelerine daha fazla destek vermeyi ve kalıcı barışa ulaşmada yapıcı bir rol oynamayı" umduğunu kaydetti.
Bu açıklama Donald Trump'ın Fox News'a yaptığı, bir anlaşma konusunda İran'a karşı "daha fazla sabırlı olmayacağını" söylemesinin ardından yayınlandı.
Pekin'in Tahran yönetimiyle yakın ilişkileri bulunuyor.
Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı ve en büyük ticaret ortağı konumunda.
BBC'nin Çin muhabiri Laura Bicker, Trump yönetiminin, Pekin'in bu etki gücünü kullanmasını ve Tahran'ı müzakere masasına getirmesini umduğunu aktardı.
Bicker'in aktarımına göre, Çin yönetimi ziyaret sırasındaki açıklamalarda ABD'yi İran konusunda doğrudan eleştirmekten özellikle kaçınıyor.
Şi: 'Tayvan, Çin-ABD ilişkilerinde en önemli mesele'
Çin'in ABD'ye Tayvan konusunda baskı uygulayıp uygulamayacağı da merak konusuydu.
Şi görüşmelerin son gününde, Tayvan'ı "Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli mesele" olarak nitelendirdi ve bu nedenle ABD ile olası bir "çatışma" konusunda uyarıda bulundu.
Şi, Tayvan'ın bağımsızlığının, Tayvan Boğazı'ndaki barış ile "bağdaşmadığını" söyledi.
Tayvan Dışişleri Bakanlığı ise 14 Mayıs'ta "bölgesel barış ve istikrar için tek riskin Pekin olduğu" yönünde bir açıklama ile bu sözlere yanıt verdi.
Bakanlık ayrıca bölgesel güvenlik ve refahı sağlamak için ABD ve diğer ülkelerle işbirliğini sürdüreceğini ekledi.
Trump, ziyaret sırasında Tayvan ile ilgili görüşmenin detaylarına dair kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadı.
BBC'nin Asya İş Dünyası Muhabiri Suranjana Tewari'ye göre, bu açıklamalar Pekin'in Tayvan'ı artık ABD ile ekonomik ilişkilerin önkoşulu olarak gördüğünü gösteriyor.