'Baskın seçim', CHP'ye kapatma, mutlak butlan ihtimali: AKP tartışmalara ne diyor?

    • Yazan, Ayşe Sayın
    • Unvan, Ankara
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

Ankara siyasetinin en sıcak gündemi şu sıralar "baskın seçim" iddiaları. CHP'nin gündeme taşıdığı "ara seçim", "erken seçim" çağrıları şimdilik sonuçsuz kalmış görünürken, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın "iktidar sonbaharda baskın seçime gidecek" iddiası baskın seçim tartışmalarını alevlendirdi.

Arıkan, olası baskın seçimin gerekçesini, Türkiye'nin ciddi bir yönetim krizi yaşamasına, iktidarın varlık barışı düzenlemesiyle sıcak para arayışına yönelmesine, yani seçim ekonomisine yönelmesine bağladı.

Arıkan'ın açıklamalarının ardından uzun süredir "zayıf senaryo" olarak görülen baskın seçim ihtimalinin bir gerekçesi olarak da "tıkandığı, durakladığı" yorumları yapılan yeni çözüm süreci gösteriliyor.

Muhalefet partili bazı milletvekilleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığını garantilemek için DEM Parti'yi yanında tutmanın formülü olarak baskın seçim yoluna başvurabileceğini savunuyor.

DEM Parti ise bu iddialara son derece tepkili. Süreç adımlarının seçim sonrasına bırakılmasının, "bitirmekle eş anlamlı" olacağı ifade ediliyor.

Baskın seçim kararı iktidarın elinde mi?

AKP'nin gerekçesi farklı olsa da Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde "baskın seçim" kararı almak o kadar kolay değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "erken seçim" kararı alma yetkisi var, ancak bu hem cumhurbaşkanlığı süresinin ikinci dönemini kısaltmak, hem de yeniden adaylığının önünü kendi elleriyle kapatması anlamına geliyor.

Erdoğan'ın yeni sistemde üçüncü kez adaylığının yolu Meclis'in seçim kararı almasından geçiyor.

Meclis'teki sandalye dağılımı dikkate alındığında, iktidarın bir erken-baskın seçim kararı için muhalefetle uzlaşma içinde tarihi belirlemesi gerekiyor.

DEM Parti'nin "süreç olumlu şekilde nihayetlenmeden" bir seçime destek vermeyeceği yaklaşımı dikkate alınınca, muhalefetin de kendisinin onaylamayacağı bir tarihe "evet" demesi düşük ihtimal olarak görüyor.

AKP'ye göre ihtimal 'sıfır'

AKP yönetimi, baskın seçim iddialarını kesin bir dille reddederken, muhalefeti "tali konularla gündem değiştirmeye çalışmakla" eleştiriyor.

Üst düzey bir AKP yöneticisi, "Bunlar muhalefetin uydurduğu hikaye, ihtimal sıfır" sözleriyle baskın seçim iddialarını reddetti.

"Bizim çok daha ciddi işlerimiz var, ara seçim gibi bir gündemimiz kesinlikle yok" diyen AKP yöneticisi, partisinin önündeki gündemi ve "sıfır ihtimal" vurgularını şu gerekçelere dayandırıyor:

  • "Muhalefet hala cumhurbaşkanını tanıyamadı. İstikrarın temeli seçimlerin zamanında yapılması. Siz siyaseten kullanacağınız beş yıllık süreyi hesap ederek vaatleriniz doğrultusunda çalışmalarınızı planlar, buna göre sistemsel yapınızı inşa eder ve çalışmalarınızı hayata geçirirsiniz.

"Bizden önce ortalama 16 ay süren hükümetler gördük. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin gayesi istikrardı. Şimdi istikrarlı, süresinde seçimlerin yapıldığı bir döneme gelindi.

  • "Türkiye'nin iki önemli meselesi var. Birincisi "Terörsüz Türkiye" süreci, ikincisi bölgemizdeki savaş ve olası yeni savaş riskleri. Cumhur İttifakı olarak MHP ile birlikte tüm hassasiyetimizle, dikkatimizle bu süreçlerle meşgulüz."

'Birkaç ay öne çekmek istikrarı bozmaz'

İktidar partisi yöneticileri, "seçimler zamanında yapılacak" görüşüne, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a üçüncü kez adaylık yolu olarak görülen "seçimlerin birkaç ay öne alınması" parantezini açıyor ve bu durumun "istikrarı bozmayacağını" savunuyorlar.

"Birkaç ay"ın zamanlaması için "ekonominin gidişatı" belirleyici olacak. AKP'de en uygun tarih olarak, partinin iktidara gelişinin 25'inci yılı olan Kasım 2027 işaret ediliyor.

Ancak bölgesel savaş riskleri nedeniyle ekonomideki toparlamanın gecikmesinin, seçimleri 2028 baharına öteleyebileceği yorumları yapılıyor.

CHP'ye kapatma davası neden gündemde?

Baskın seçim iddiaları gibi tartışılan bir başka başlık ise "CHP'ye kapatma davası" açılması ihtimali.

2023 Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili "mutlak butlan" dosyası istinaf mahkemesinde, karara çıkmayı bekliyor.

Kapatma davasını gündemin üst sıralarına taşıyan ise Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek'in CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve bazı parti yöneticilerine "para verdiği" iddiaları.

Özel de geçen şubat ayında, "Parti kapatmanın panzehiri kenarda bir parti tutmaktır" açıklaması yapması da CHP yönetiminin de bu ihtimale göre hazırlandığı yorumlarına neden oldu.

AKP: 'Kapatmayı zorlaştıran biziz'

Her ne kadar "yargının konusu" olduğu ifade edilse de bazı AKP kaynakları, "mali nedenlerle" kapatma davasının mümkün olmadığı görüşünde.

"Kapatma davasının çok sert koşulları var" diyen bir parti yöneticisi, iktidarları döneminde yapılan Anayasa değişikliği ile parti kapatmayı zorlaştırdıklarını, muhalefetin ise buna itiraz ettiğini anımsatıp şu görüşleri dile getirdi:

"Siyasi partiler, hazine yardımı ve bağış alabilir. Bunlarla ilgili usulsüzlük varsa Sayıştay raporları doğrultusunda Anayasa Mahkemesi (AYM) denetimine tabidir.

"Mevzuata aykırı durumlarda da AYM belirlenen eksiklikler veya usulsüzlüklerle ilgili partilere mali cezalar verebilir veya hesapları uygun bulunmayan partilerin gelirleri Hazine'ye kaydedilebilir. Ama buradan bir kapatma davası açılacağını söylemek, Anayasa'yı bilmemek anlamına gelir."

Mutlak butlan için 'yasal boşluk' iddiası

"Mutlak butlan" davası konusunda ise AKP içinde iki farklı görüş var.

Bir kesim, CHP yönetiminin el değiştirdiği 2023 kurultayında "delegelere para karşılığı oy kullandırılarak kurultay iradesinin sakatlandığı" gerekçesiyle "mutlak butlan"ı savunuyor.

AKP'li bazı hukukçu kurmaylar ise böyle bir kararın çıkma ihtimalini düşük görüyor. Bu görüşü savunanlar, Siyasi Partiler Yasası'ndaki belirsizliğe işaret ediyor.

Kongrelerde, genel başkan, parti yönetimi seçimi, seçim yönteminin ilçe seçim kurullarının gözetiminde yapıldığına dikkat çekilerek, "Ama delegelerin belirlenmesi, divan başkanının kim olduğu, delegenin nasıl oy kullandığı seçim kurulunun işi değil" görüşü dile getiriliyor.

Siyasi Partiler Yasası'nda, parti tüzüğü veya yasaya aykırılıkla ilgili delegenin hakkını koruyacak düzenleme olmadığını, bu konudaki itirazların nereye yapılacağının belli olmadığını savunan AKP kurmaylarına göre bu yasal boşluğun giderilmesi gerekiyor.

Ancak şu anda iktidar partisinin gündeminde böyle bir değişiklik yok. Böyle bir düzenleme yapılsa bile yasa geriye yürümeyeceği için CHP'nin yaşadığı soruna çözüm olmayacağı belirtiliyor.

Bu düzenlemenin kongrelerdeki usulsüzlük iddiaları nedeniyle, "yargı eliyle parti yönetiminin değiştirilmesi" ihtimalini ortadan kaldıracağı savunularak, ilerleyen süreçte bu konuda düzenleme yapılması gerektiği ifade ediliyor.