Evrenin dev haritası, gizemli karanlık enerjiye dair yeni ipuçları sunuyor

DESI’yi barındıran Mayall Teleskobu üzerinde yıldız izlerinin spiral çizerek görüldüğü gece gökyüzü fotoğrafı

Kaynak, Luke Tyas/Berkeley Lab and KPNO/NOIRLab/NSF/AURA

Fotoğraf altı yazısı, Mayall Teleskobu, ABD'nin Arizona eyaletinde bulunuyor
    • Yazan, Carlos Serrano
    • Unvan, BBC News Mundo
  • Okuma süresi 4 dk

Beş bin fiber optik göze sahip güçlü bir cihaz, kozmos hakkındaki fikirlerimizi zorlayan bir Evren haritası ortaya koydu.

ABD'nin Arizona eyaletindeki Kitt Peak Ulusal Gözlemevi'ndeki Mayall teleskobuna kurulu Karanlık Enerji Spektroskopik Aygıtı (DESI), 47 milyondan fazla galaksi ve kuasar ile 20 milyondan fazla yıldızı kaydetti.

Kuasarlar çok uzak galaksilerin merkezindeki son derece parlak ve aktif galaksi çekirdekleridir.

Bu, tüm önceki ölçümlerin kaydettiği toplam galaksi ve diğer kozmik nesnelerin sayısının altı katından fazla.

Görüntüler 11 milyar ışık yılılık bir mesafeyi kapsıyor.

Kolombiya'daki ECCI Üniversitesi'nde astronomi araştırmacısı Luz Angela Garcia'ya göre bu, Evren'in yaklaşık 13,7 milyar yıl olduğu tahmin edilen başlangıcına yakın, çok erken evrelerdeki galaksileri görüntülemeyi başardığı anlamına geliyor.

Bu çalışma, galaksilerin yapısı ve nasıl oluştuklarına dair anlayışımızı geliştirmenin yanı sıra, bilimin en büyük gizemlerinden biri olan karanlık enerji hakkında da yeni ipuçları sunuyor.

Gökyüzünü izlemek

Beş yıl boyunca DESI, gökyüzünün üçte birini haritalandırdı ve her gece 100.000'den fazla galaksiyi ölçtü.

Fiber optik dedektörleri sayesinde cihaz, galaksilerin tayfını ölçebiliyor ve bu galaksilerden gelen ışık Dünya'ya ulaşırken Evren'in ne kadar genişlediğini hesaplayabiliyor.

Ancak DESI'nin diğer büyük başarısı, Evren'in %70'ini oluşturan ve genişlemesini hızlandıran bir güç olan karanlık enerjiyi anlamak için yeni bir yol ortaya koymasıydı.

DESI tarafından yayımlanan 3 boyutlu haritanın detayı

Kaynak, Claire Lamman/DESI collaboration

Fotoğraf altı yazısı, Bu haritanın küçük bir bölümü, Samanyolu düzleminin üstünde ve altında yer alan galaksileri ve kuasarları gösteriyor. Genişletilmiş daire, Evren'in büyük ölçekli yapısını gösteriyor. Dünya açının merkezinde yer alırken, siyah alan galaksimizin uzak nesneleri gizlediği bölgeleri işaret ediyor.

Bilim insanları karanlık enerji hakkında çok az kesin bilgiye sahip.

Şu ana kadar karanlık enerjinin "kozmolojik sabit" gibi davrandığı düşünülüyordu.

"Bu kozmolojik sabit", Albert Einstein'ın genel görelilik teorisinin denklemlerine eklediği bir faktör ve Scientific American dergisinde Claire Cameron'ın açıkladığı gibi, Evren'in genişlemesinin neden dengeli bir şekilde sürdüğünü açıklıyor.

Filament benzeri bir dokuya sahip, mavi ve beyaz noktalarla dolu siyah arka planlı bir görüntü; bazı bölgeler diğerlerine göre daha yoğun ve daha parlak
Telif hakkı DESI

Kaynak, DESI

Fotoğraf altı yazısı, Haritanın bu küçük bölümü, kütleçekimin oluşturduğu Evren'in büyük ölçekli yapısını gösteriyor. Her bir nokta bir galaksiyi temsil ediyor. En yoğun alanlar, galaksiler ve galaksi kümelerinin bir araya gelerek kozmik ağın iplikçiklerini oluşturduğu bölgeleri gösterir.

Evrim halindeki enerji

Yeni gözlemler, DESI'nin bir süredir fark ettiği bir fikri güçlendiriyor: karanlık enerji sabit kalmıyor, evrim geçiriyor.

DESI, 2025 yılında karanlık enerjinin kütleçekimine karşı etkisinin zayıflıyor olabileceğini açıklamıştı.

Uzay genişledikçe, galaksiler arasındaki mesafe artar.

Buna karşılık karanlık enerji bu genişlemeyi hızlandırır.

Ancak karanlık enerji gerçekten zayıflıyorsa, bu durum Evren'i nasıl anladığımızı etkileyebilir.

Şu ana kadar kabul gören en yaygın görüş, karanlık enerjinin neredeyse değişmeden kaldığı yönünde.

Galaksiler, yıldızlar ve asteroitlerle dolu uzay fotoğrafı

Kaynak, NOIRLab

Fotoğraf altı yazısı, Karanlık enerji, Evren'in genişlemesini hızlandıran gizemli bir kuvvet

Astronomi araştırmacısı Garcia'ya göre, "Bu yeni ipuçları, karanlık enerjinin kozmik bilançoya dahil edilmesinden bu yana öngörülen gelecekten farklı bir Evren geleceğine işaret ediyor".

DESI'nin karanlık enerji hakkındaki bulguları, Evren'in işleyişine dair modelde, enerji ve madde arasındaki dengede ve ayrıca Evren'in sonunun nasıl olacağı konusunda radikal bir değişim anlamına gelebilir.

2025 yılında Güney Kore'deki Yonsei Üniversitesi'nden Young Wook Lee BBC'ye verdiği demeçte, "Karanlık enerji sabit değil ve zayıflıyorsa bu modern kozmolojinin tüm paradigmasını değiştirecektir" dedi.

Durum böyle ise karanlık enerjinin o kadar zayıfladığı bir zamanın gelmesi ve kütleçekimin galaksileri yeniden bir araya çekmeye başlaması ihtimali bile var ve bu da astronomların "Büyük Çöküş" olarak adlandırdığı sürece yol açabilir.

Mayall Teleskobu’nun iç kısmının, onu kaplayan bir kubbenin içerisinden çekilmiş fotoğrafı

Kaynak, Marilyn Sargent/Berkeley Lab

Fotoğraf altı yazısı, DESI cihazı Arizona'daki Mayall Teleskobu'nun içinde kurulu

Genişletilmiş harita

DESI araştırmacıları şimdi haritayı %20 büyüterek 17.000 derece karelik katı açıyı kapsayacak şekilde genişletmeyi planlıyor; bu ölçü, gökyüzünde bir nesnenin kapladığı alanı belirlemek için kullanılır.

Örneğin Ay yaklaşık 0,2 kare derece yer kaplar.

Haritanın bu genişletilmiş versiyonu, Samanyolu galaksisine yakın bölgeleri veya yıldızların parlaklığının ya da atmosferin uzak nesneleri gözlemlemeyi zorlaştırdığı alanları kapsayacak.

Ayrıca daha küçük galaksilerin Samanyolu'nun kütleçekimi tarafından çekilmesiyle oluşan yıldız şeritleri ve cüce galaksileri de incelemeyi planlıyorlar.

DESI, Evren'in kütlesinin büyük bölümünü oluşturan ve doğrudan hiç tespit edilmemiş olan görünmez madde türü karanlık maddeyi daha iyi anlamayı amaçlıyor.

DESI Direktörü Michael Levi, "Şimdi başlangıç planımızın ötesine geçiyoruz. Ne bulacağımızı bilmiyoruz ama bunun oldukça heyecan verici olacağını düşünüyoruz" diyor.