Kahramanmaraş'ta saldırganın babası ifade verdi: 'Onu poligona götürdüm'

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, Londra
  • Okuma süresi 4 dk

Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu'ndaki silahlı saldırı sonrasında yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren saldırganın babası, 14 yaşındaki öğrencinin son dönemde silahlara ilgisinin başladığını söyledi.

Sekizinci sınıf öğrencisi tarafından 15 Nisan'da düzenlenen silahlı saldırıda saldırgan dahil on kişi hayatını kaybetti.

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer saldırgan için "Kendine ateş ederek hayatını kaybetti. Kargaşadan mı oldu bilinçli mi henüz bilinmiyor" dedi.

Ünlüer saldırgan için "Beş silah ve yedi şarjörle gelmiş, iki sınıfa girmiş" diye konuştu.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ölenlerden sekizinin öğrenci, birinin öğretmen olduğunu belirtti.

Bakan, Kahramanmaraş'ta eğitime iki gün ara verildiğini açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü 16 Nisan'da yaptığı açıklamada saldırgan öğrencinin, polis olan babasının tutuklandığını duyurdu.

Oğlunun kullandığı silah ve mermilerin kendisine ait olduğunu söyleyen baba, yedi tane taşıma ruhsatlı silahı ve iki av tüfeği olduğunu açıkladı.

Saldırgan çocuğun annesi de gözaltında.

Bu silahları ve mermileri ayrı sandıklarda kilitli tuttuğunu belirten baba, saldırı gününde ise oğlunun bu silahlardan beşini aldığını, kilidi nasıl açtığını ve nasıl öğrendiğini bilmediğini söyledi.

Emniyet Genel Müdürlüğü açıklamasında saldırganın WhatsApp profilinde, 2014 yılında ABD'de okul saldırısı yapan Elliot Rodger'e atıfta bulunan bir görselin yer aldığı da aktarıldı.

'Poligonda atış yaptık'

Soruşturma kapsamında ifade veren baba, "emniyette polis başmüfettişi olarak görev yaptığını" söyledi.

Oğlunun çok iyi internet kullanıcısı olduğunu, "kendine ait VPN" kullandığını ve çok zeki olduğunu savunan baba, "Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları stresleri bulunmaktaydı" diye ifade verdi.

Oğlunun yaşadığı sorunlar nedeniyle "emniyetteki psikolog arkadaşlara" götürdüğünü de anlattı.

Psikologların önce olumsuz bir durum olmadığını söylediğini aktaran polis baba daha sonra oğlunu başka bir uzman psikoloğa götürdüğünü de anlattı.

Bu psikoloğun, oğlu için "topluma uyumu konusunda problem yaşayacağı ve biraz takip edilmesi gerektiğini" söylediğini aktardı.

Bu psikolog oğlunun, "ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedaviye ihtiyaç duyabileceğini" söyledi.

"Oğlumun bir dakikası bir dakikasını tutmaz, duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi" diyen baba, daha önce rehber öğretmenle görüştüğünü de anlattı.

Baba, "oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine veya öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim" dedi.

Baba, "oğlumun zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı oğlum toplam 8 senede 3 yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi bir kısmı deprem dönemine denk geldi" diye ifade verdi.

Oğlunun son zamanlarda psikoloğa gitmek istemediğini anlatan baba bir ay öncesinde ise silahlara ilgi göstermeye başladığını gözlemlediğini söyledi.

Baba oğlunun silah istediğini ve "Amerika'da herkesin silah alabildiğini" söylediğini belirterek, "ben de kendisine kimlerin silah alabileceğini ve taşıyabileceğini anlattım" dedi.

Baba, bu hafta pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendine ait silahlarla atış yaptığını söyleyerek "oğluma da bir kaç el atış yaptırdım" dedi.

Baba, "Hedef alınarak atış yapılacağını söyledim" diye anlattı.

Bu esnada oğlunun fotoğrafını çektiğini, onun da bu fotoğrafları arkadaşlarına gösterdiğini söyledi.

Çocuğunun "sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğunu" belirten baba, "merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermek istemedi" dedi.

Oğlunun interaktif oyunlar oynadığını, onlara bir şey göstermek istemediğini, İngilizce konuştuğunu, kendisinin konuşulanları anlamadığını anlattı.

Baba, "biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik" dedi.

'Eylem gerçekleştireceğine dair bir belgeye ulaşıldı'

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı 16 Nisan'da yaptığı yazılı açıklamada, failin ev aramasında, kişisel bilgisayarı ve cep telefonu gibi dijital materyallerine el konulduğunu belirtti.

İncelemelerde failin bilgisayarında, yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine dair 11 Nisan tarihli bir belge içeriğine ulaşıldığı kaydedildi.

Olayla ilgili terör bağlantısı olmadığı ve bireysel ilerlediği değerlendirmesi paylaşıldı.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da 15 Nisan Çarşamba akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, saldırıda yaralananlardan 11'inin tedavilerinin ardından taburcu edildiğini, dokuz kişinin hastanelerdeki tedavisinin sürdüğünü açıkladı.

Saldırganın iki sınıfa girdiği ve yanında beş silah ile yedi şarjör olduğu açıklandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek olayla ilgili üç cumhuriyet başsavcı vekili ve dört cumhuriyet savcısı görevlendirildiğini duyurdu.

Gürlek olay hakkında yayın yasağı kararı aldıklarını da bildirdi.

İçişleri ve Milli Eğitim bakanları Perşembe günü tüm valiler ve il milli eğitim müdürleriyle "güvenlik" gündemiyle olağanüstü toplandı.

Yüzlerce sosyal medya hesabına soruşturma

Adalet Bakanı Akın Gürlek, iki günde yaşanan iki okul saldırısıyla ilgili sosyal medyada paylaşım yapan 130 hesap sahibi hakkında adli süreç başlatıldığını duyurdu.

Soruşturmalar kapsamında 95 kişinin gözaltına alındığını belirten Gürlek, "35 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmekte olup 1.104 sosyal medya hesabına da erişim engeli getirilmiştir" dedi.

Gürlek, "okulları hedef göstererek saldırı yapılacağı yönünde paylaşımlarla kamuoyunda tedirginlik oluşturan hesaplar belirlenmiş; bu çerçevede 54 okulu hedef gösteren 67 kullanıcı gözaltına alınmış olup haklarında adli işlemler devam etmektedir" dedi.

Ayrıca Telegram üzerinden "provokatif" paylaşımlarda bulunduğu belirtilen 66 URL adresi hakkında içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunuldu.

Yaklaşık 100 bin üyesi bulunan ve saldırıya ilişkin görüntülerin paylaşıldığı tespit edilen bir Telegram grubu kapatıldı.

İstanbul Valisi Davut Gül, farklı yerlerdeki okul isimleri verilerek insanları "korku ve paniğe sevk etmeyi amaçlayan" paylaşımların yakından takip edildiğini açıkladı.

Tepkiler ne oldu?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir. Acının siyaseti olmaz" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP'den dört kişilik bir heyeti Kahramanmaraş'a görevlendirdiklerini" belirtti.

Özel "Bugün geldiğimiz noktada açıkça görüyoruz ki okullardaki şiddet artık münferit olaylarla açıklanamaz" dedi ve ekledi: "Türkiye'nin en acil gündemlerinden biri artık okul güvenliği olmalıdır."

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin görevden uzaklaştırılan başkanı Ekrem İmamoğlu da "Ailelerin okullara emanet olarak bıraktığı çocukların can güvenliğine dair endişe duyulan bir ülke olmayı hak etmiyoruz" dedi ve okullarda güvenliğin artırılması çağrısında bulundu.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TBMM'de yaptığı konuşmada "Kimse bize 'münferit olay' masalı anlatmasın. Ülkeyi 'küçük Amerika' yapmak istediler, oldu" dedi.

Baş, "Bu vahşete, bu vahşeti mümkün kılan vurdumduymazlığa, ihmalkarlığa, başıboşluğa, evlatlarımızı, öğretmenlerimizi eğitim yuvalarında korumaktan aciz düzeninize lanet olsun" dedi.