Yusuf Ziya Gümüşel'in tahliyesine kadar geçen süreçte neler yaşandı, bundan sonra ne olabilir?

Yargı sürecini gösteren turkuaz fonlu bir illüstrasyon.

Kaynak, Getty Images

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 6 dk

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuyla bağlantılı olarak 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, 17 Haziran'da tahliye edildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi Gümüşel'in avukatlarının sağlık durumunu gerekçe göstererek tutukluluğuna yaptığı itirazı kabul etti.

BBC Türkçe'nin gördüğü karar belgesine göre Gümüşel hakkında konutu terk etmeme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanacak.

Gümüşel'e destek veren gruplar kararı sevinçle karşılarken kadın hakları örgütleri tahliyeye tepki gösterdi.

Gümüşel Eylül 2024'te İstanbul Anadolu Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada reşit olmayan kızının evlendirilmesi ile ilgili suçlu bulunmuştu.

Gümüşel 18 yıl 9 ay, kızın evlendiği Kadir İstekli ise 36 yıl hapis cezası almıştı.

Gümüşel, suçlamaları "yalan iddialar" ve "İslami değer ve yargılara sahip insanları tahkir etmeye yönelik tezgahlanmış bir proje" olarak nitelendiriyor.

Kızının medeni kanunun reşit saydığı yaşta evlendiğini savunuyor.

Dava nasıl başladı?

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in kızının cinsel istismarına dair iddialar 2022'de Timur Soykan'ın Birgün'de yayımlanan haberiyle gündeme geldi.

Konuyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında 30 Ekim 2022'de İstanbul Anadolu Başsavcılığı'nın iddianamesi tamamlandı.

İddianamenin kabul edilmesinin ardından Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli 15 Aralık 2022'de tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Davanın ilk duruşması 30 Ocak 2023'te görüldü. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı dışındaki tüm kurumların davaya müdahil olma talepleri reddedildi.

Bakanlığın talebi kabul edilerek davada gizlilik kararı getirildi.

23 Ekim 2023'te görülen karar duruşmasında Gümüşel'e 20 yıl, Kadir İstekli'ye 30 yıl, anne Fatıma Gümüşel'e ise 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

Davaya gözlemci olarak katılan avukatların BBC Türkçe'ye verdiği bilgiye göre, bunun ardından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, sanıklara verilen cezanın arttırılması gerekçesiyle kararı bozdu ve yeniden yargılama talep etti.

Bundan bir ay sonra İstanbul Anadolu Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada mahkeme, firari anne Fatıma Gümüşel için yakalama kararı aldı.

Mahkeme nihai kararında Gümüşel'e 18 yıl 9 ay, İstekli'ye 36 yıl hapis cezası verdi.

Yargıtay'ın bozma kararı ne anlama geliyor?

Sanık avukatları karara itiraz etti.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 9 Nisan 2026'da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin sanıklar hakkında verdiği mahkumiyet kararını usul ve eksik inceleme gerekçeleriyle bozdu.

BBC Türkçe'nin gördüğü karara göre Yargıtay'ın bozma kararının gerekçeleri arasında, davada sunulan ses kayıtlarının hukuka uygun delil olup olmadığının tartışılmaması ve mağdurun yaşıyla ilgili kritik belgelerin yeterince araştırılmaması yer aldı.

Diğer yandan sanıkların olay sırasında nerede olduklarını gösteren HTS (telefon sinyal) kayıtlarının incelenmemesi, dini nikâh iddiasına ilişkin tanıkların dinlenmemesi ve şiddet iddialarına dair darp raporu olup olmadığının araştırılmaması da gerekçeler arasındaydı.

Ancak Yargıtay sanıkların tutukluluk şartlarında değişiklik olmadığından tahliye taleplerinin reddine karar verdi.

Beyaz sakallı üç adam yaklaşmış bir şeyler konuşuyor, ikisi de byeazlı ve sarıklı, üçüncüsü de takke giyinmiş, kareli gömlekli.

Kaynak, X@ismailaga_cami

Fotoğraf altı yazısı, İsmailağa Yüksek İstişare Heyeti, Yusuf Ziya Gümüşel'i (solda) ziyaret ederek kendisine ve ailesine geçmiş olsun dileklerini iletti. 18 Haziran 2026.

Yargıtay ilamında beden veya ruh sağlını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve nitelikli cinsel saldırı suçlarının mağdurun 15 yaşını doldurmadığı 2012-2013 yılları arasındaki tarihlerde işlendiği belirtiliyor.

Ayrıca 2020 yılına ilişkin ayrı bir nitelikli cinsel saldırı suçlamasının da dosyada yer aldığı kaydediliyor.

Gümüşel'i savunanlar sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarda, bu ifadelerin mağdurun altı yaşından itibaren cinsel istismara maruz kaldığı iddialarını çürüttüğünü savundu.

Ancak mağduru destekleyen avukatlar bu görüşe katılmıyor.

İstanbul Barosu'ndan Avukat Birsen Baş Topaloğlu "Yargıtayın bozma ilamında 'mağdur 6 yaşındayken böyle bir olay olmamıştır' şeklinde bir kararı veya tespit yok. Yargıtay 'şu delili de topla, şu tanığı da dinle' demiş. Eksik gördüğü araştırılması istediği ek hususları belirtmiş. Bu, olayın olmadığı anlamına gelmez" diyor.

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) adına gözlemci olarak davayı takip eden avukat, istinaf mahkemesinin kararda direndiğini vurgulayarak cinsel suçlarda kanıt bulma zorluğunun mağdurların aleyhine sonuçlanabildiğini hatırlatıyor:

"Bu tür suçlar genellikle kapalı alanlarda ve mağdur ile fail arasında geçtiği için delillendirme diğer suçlara göre daha zordur. Bu nedenle mahkemeler sadece somut fiziksel delillere değil, mağdur beyanına, olayın bütününe ve diğer destekleyici verilere bakarak vicdani kanaat oluşturur."

BBC Türkçe'ye konuşan avukat, olayın başka türlü ispat edilmesi mümkün değilse, ses kayıtları, mesajlaşmalar gibi dolaylı delillerin de belirli koşullar altında değerlendirmeye alınabileceğini söylüyor.

BBC Türkçe konuyla ilgili Gümüşel'in avukatlarına da ulaştı ancak yorum alamadı.

Bundan sonra ne olabilir?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi ise Yargıtay'ın dosyayı geri göndermesinin ardından önceki hükmünde ısrar ederek direnme kararı verdi.

Ancak Gümüşel'in avukatlarının sağlık durumunu gerekçe göstererek tutukluluğuna yaptığı itirazı 17 Haziran'da kabul etti.

BBC Türkçe'nin gördüğü karar belgesine göre Gümüşel hakkında konutu terk etmeme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanacak.

Cumhuriyet savcılığı ve suçtan zarar gören mağdur ve vekilinin iki hafta içinde tahliyeye itiraz etmesi mümkün.

İtirazın kabul edilmesi durumunda yeniden tutukluluğu söz konusu olabilir.

Gümüşel, adli kontrole konu olan hastalığının ortadan kalkması, heyetin görüş değiştirmesi, cezasının kesinleşmesi ya da ev hapsini ihlal etmesi gibi durumlarda yeniden hapse girebilir.

İstinaf mahkemesinin direnmeyle ilgili gerekçeli kararını yazmasının ardından dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gidecek.

Bu kurul, Yargıtay'ın en üst ceza mercii olarak yerel ve istinaf mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı çözüyor.

Ceza Genel Kurulu'nun bozma yönünde karar vermesi halinde dosyada eksik görülen araştırmalar tamamlanarak yeniden yargılama yapılacak.

İstinafın haklı bulunması halinde ise mevcut hüküm kesinleşme sürecine girecek.

'Resmi evrakta sahtecilik' davası

Davayla bağlantılı bir başka yargı süreci de İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor.

İstanbul Barosu'nun Aralık 2022'de suç duyurusunda bulunmasıyla başlayan süreçte, Kadir İstekli ve Yusuf Ziya Gümüşel'in de aralarında olduğu sanıklar "kamu görevlisinin azmettirilmesi suretiyle resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla yargılanıyor.

Davada, Gümüşel'in kızı henüz çocukken bir doktorun şüphesi üzerine başlatılan soruşturmanın, kemik yaşı tespitine ilişkin bir raporla kapatıldığı, ancak bu raporda sahtecilik yapıldığı iddia ediliyor.

Bu dava da gizlilik kararıyla yürütülüyor.

Tahliyeye tepkiler ne oldu?

Tahliyesinin ardından Gümüşel'i destekleyen kişiler ve gruplar 17 Haziran'da sosyal medya hesaplarından sevinç mesajları paylaştı.

İsmailağa Camii hesabından yapılan açıklamada, tahliye kararının "büyük bir memnuniyet ve şükürle" karşılandığı belirtildi.

Mesajda, "Bugüne kadar dualarıyla ve gayretleriyle hoca efendinin yanında olan tüm kardeşlerimize ve bu kararda emeği geçen yetkililere teşekkür ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.

"Cübbeli Ahmet Hoca" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü de Gümüşel'i savunarak, kızını altı yaşında evlendirmediğini öne sürdü.

"İstinaf Mahkemesi evlilik yaşının 14,5 olduğunu belirtmişken, Yargıtay verilen cezanın maddelerini teker teker bozmuşken siz hâlâ bize 'Cumhuriyet'e karşı direniş yapıyorsunuz' diyebilir misiniz?" diye sordu.

Ünlü, tahliyesinde "emeği geçen yetkili, yetkisiz herkese" ve "bazı konularda mühim görüş ayrılığımız olsa da bu konuda özel emeği geçtiğini bildiğim Yeni Şafak câmiasına" teşekkür etti.

Akıncılar Medresesi adlı grup ise tahliyesi sırasında Gümüşel'i karşılayan bir kalabalığı gösterdiğini belirttiği videoyu paylaşarak "Yusuf Ziya Gümüşel Hocamız evine döndü elhamdülillah!" dedi.

Akıncılar, Kadir İstekli'nin de tahliye edilmesi çağrısında bulundu.

Kadın hakları savunucuları: 'Çocukları, kadınları hiçe sayan bir karar'

Kadın hakları savunucuları ise karara tepki gösterdi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tahliyeyi, "hukuksuz ve çocukları, kadınları hiçe sayan" karar olarak nitelendirdi.

"Bu kararı verenler de Yusuf Ziya Gümüşel'in tahliyesini sevinçle karşılayanlar da o tarikatlar içinde çocukları istismar edenler ve buna izin verenler de bilsin ki H.K.G'ye yaptıklarınız yanınıza kâr kalmayacak" diye ekledi.

Eşik Platformu da kararın, "kadınların ve çocukların haklarının tarikatlar, cemaatler ve siyasal iktidar ilişkileri karşısında ne ölçüde korunabildiğine dair kaygıları büyüttüğünü, cezasızlık algısını güçlendirdiğini ve adalete olan güveni zedelediğini" savundu.

TİP Milletvekili Sera Kadıgil, konuyla ilgili TBMM'de Adalet Bakanlığı'na sorular yöneltti.

Kadıgil, "İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı tarafından yapılan açıklamada yer alan 'bu kararda emeği geçen yetkililere teşekkür ediyoruz' ifadesiyle kimler kastedilmektedir? "diye sordu.

Sarıgil, Gümüşel için uygulanan sağlık kriterlerinin neden diğer hasta tutuklular için geçerli olmadığını da sordu.

İstanbul Barosu ve TÜBAKKON olarak bu dava ile ilgili süreçleri takip etmeye, mağduru desteklemeye devam edeceklerini söylüyor.