Murat Ongun savunmasında neler söyledi?

Murat Ongun

Kaynak, İBB

Fotoğraf altı yazısı, Murat Ongun
Yayın tarihi
Okuma süresi 4 dk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkında yolsuzluk iddialarıyla açılan ve 400'den fazla sanığın yargılandığı dava sanık savunmalarıyla devam ediyor.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülen duruşmada Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yaptı.

Ongun 30 Haziran'da başladığı savunmasına 1 Temmuz'da devam etti.

Murat Ongun, savunmasının ilk bölümünde davanın "A'dan Z'ye siyasi" olduğunu savundu. İddianameyi "tepeden tırnağa sakat" bir metin olarak nitelendirdi; bazı bölümlerde kendi içinde çelişkiler bulunduğunu öne sürdü.

Ongun, polis ifadesinde kendisine gizli tanık beyanlarının, HTS ve baz kayıtlarının, bazı reklamcıların şikayetlerinin ve bazı sanık ifadelerinin sorulduğunu söyledi.

Bu unsurların suç delili olmadığını savunan Ongun, "Delilsiz tutuklandım. Ben değil, biz delilsiz tutuklandık" dedi.

Savunmasının devamında ise, soruşturmanın merkezine kendisi ve arkadaşı Emrah Bağdatlı'nın bilinçli şekilde yerleştirildiğini, çok sayıda itirafçı ifadesinin benzer içerikte olduğunu belirtti.

'Birçok reklam ihalesi dosyasının dayanağı ortadan kalktı'

Ongun, kendisi, eşi ve yakınlarının mal varlıklarının incelendiğini ancak suç gelirine işaret eden bir bulgu ortaya konulamadığını savundu.

İddianamede kendisine ait olmayan bazı mal varlıklarının kendisine aitmiş gibi gösterildiğini öne süren Ongun, onlarca etkin pişmanlık ifadesine rağmen kendisine rüşvet verildiğini söyleyen tek bir kişi bulunmadığını söyledi.

Murat Ongun, iş insanı Murat İlbak'ın İBB soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra tahliye edilmesine de değindi:

"İstanbul'un en büyük reklam şirketlerinden birinin artık sanık olmamasıyla, iddianamede yer alan birçok reklam ihalesi dosyasının da dayanağı ortadan kalkmış oldu.

"16 reklam ihalesi dosyası da böylece çöp oldu çünkü iddianameye temel olan tevdi raporu ve fezlekenin işaret ettiği en önemli şüpheli suçsuz bulundu."

Ongun ayrıca "tartışmalı" olsa da bilirkişi raporlarına göre diğer ihalelerin "çok daha masum" olduğunu savundu.

'Eşimin serbest kalması için para istediler'

Ongun, bir avukat tarafından eşinin serbest kalması için para istediğini açıkladı.

"26 Nisan 2025'teki ikinci dalga İBB operasyonunda eşim de gözaltına alındı. Büyük bir şok ve üzüntü içindeyken, ertesi gün ilk ve son kez bir avukat ziyaretime geldi" diyen Ongun bu avukatın mesajında bir ortak tanıdıkları için, "Başsavcılıkta yakın tanıdıkları var; bir milyon dolar verilirse eşinizin tutuklanmamasını sağlayabilir" dediğini aktardı.

"Kendisine eşimin suçsuz olduğunu ve böyle bir param olmadığını söyledim, görüşmeyi bitirdim" diyen Ongun, söz konusu avukat hakkında baroya suç duyurusunda bulunduğunu aktardı.

Gazetecilere para karşılığı haber yaptırdığı iddiaları hakkında Ongun şöyle konuştu:

"Belli ki havuz medyasındaki balıkları gazeteci sanıyorlar. Bilseler; benim meslek büyüğüm olan Soner Yalçın'a, Ruşen Çakır'a, Şaban Sevinç'e Yavuz Oğhan'a talimat veremeyeceğimi öğrenirlerdi. Ancak, onların benim kulağımı çekme bana fırça atma hatta bana talimat verme hakları olduğunu da bilirlerdi.

"Hele ki onlara para karşılığı haber yaptırmayı teklif etsem önce sinkaflı bir küfrederler, ardından beni def ederler, hırsları geçmez inadına (Ekrem) İmamoğlu aleyhine konuşurlar. Haklı da olurlar."

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kasım 2025'te gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Aslı Aydıntaşbaş, Soner Yalçın, Batuhan Çolak ve Şaban Sevinç hakkında "İmamoğlu Çıkar Amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülmekte olan soruşturma" kapsamında "yalan bilgiyi alenen yayma, suç örgütüne yardım etme" suçlamasında bulunmuş ve savunmalarının alınması talimatı vermişti.

Ongun'a "rüşvet", "53 kez ihaleye fesat karıştırma", "33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl altı aydan 779 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor.

Tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 400'den fazla kişinin yargılandığı dava 9 Mart'ta başladı.

Başlangıçta yüzden fazla olan tutuklu sanık sayısı son tahliyelerle 59'a indi.

İkinci gün neler söyledi?

Murat Ongun, soruşturmanın merkezine kendisi ve arkadaşı Emrah Bağdatlı'nın bilinçli şekilde yerleştirildiğini, çok sayıda itirafçı ifadesinin benzer içerikte olduğunu ve bu sayede tahliye olduklarını savundu.

Bu ifadelerle bir "örgüt kurgusu" oluşturulduğunu belirtti.

Emrah Bağdatlı'nın İBB'de gayrıresmi yönetici, kasa veya ihale organizatörü gibi gösterilmesinin gerçeği yansıtmadığını, Bağdatlı'nın İBB ile ilişkisinin resmi sözleşmeler ve danışmanlık hizmetlerinden ibaret olduğunu söyledi.

Bağdatlı'nın iddia edildiği gibi büyük bir servete sahip olmadığını, MASAK raporlarındaki mal varlığının da bunu gösterdiğini ileri sürdü.

"İstanbul Senin" ve "İBB Hane" uygulamalarıyla ilgili etkin pişmanlık ifadelerinde adının sonradan dosyaya eklendiğini, uygulamanın ilk dönem sorumlularının soruşturulmadığını savundu.

Ayrıca kişisel verilerin başka şirketlere aktarıldığı iddiasında adı geçen şirketler hakkında gerekli işlemlerin yapılmadığını öne sürdü.

Bazı şoförlerin ve çalışanların yalnızca itirafçı beyanlarıyla aylarca tutuklu kaldığını, aynı dosyalardaki başka kişilere ise hiç dokunulmadığını belirterek soruşturmada "çifte standart" uygulandığını iddia etti.

Ongun, eşi Gözdem Ongun'un tasarım ürünleri sattığı şirket üzerinden yöneltilen rüşvet suçlamalarını reddetti.

Kendisini rüşvetle suçlayan ifadelerin çelişkili ve güvenilmez olduğunu, birçok suçlamanın bu anlatımlara dayandırıldığını ileri sürdü.

Ongun, iddianamenin birçok bölümüne itiraz ederek soruşturmada bazı kişi ve şirketlerin araştırılmadığını savundu.

Dava boyunca adalet ve eşit muamele vurgusu yapan Ongun, mahkemenin "doğru hükmü" kurmasını istedi.