Ege Üniversitesi'ndeki köpeklerin toplatılmasında taraflar ne diyor?

Hayvan hakları savunucuları ellerinde pankart ile Bornova sokaklarında yürüyor. Siyah renkli pankartın üzerinde sarı renkli büyük harfler ile "AKP emrediyor, belediyeler köpekleri katlediyor. Biz bu suça ortak olmayacağız" yazıyor.
Fotoğraf altı yazısı, Hayvan hakları savunucuları Ege Üniversitesi'ndeki köpeklerin toplanmasını protesto etti. 17 Ekim 2026, İzmir.
    • Yazan, Hilken Doğaç Boran
    • Unvan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, İstanbul
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

İzmir'deki Ege Üniversitesi'ndeki bakım alanında yaşayan 170 köpeğin bir kısmının toplanmasıyla başlayan tartışma sürüyor.

Rektörlük, üniversite içindeki bakım alanında yaşayan köpeklerin öğrenci ve personele saldırdığını açıkladı.

Bu alanın mevzuata aykırı şekilde kullanıldığını savundu.

Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu ise köpeklerin kampüsün kalanına erişemeyecekleri kapalı bir alanda bakıldığını; aşı, kısırlaştırma, beslenme gereksinimleri ve ilaç gibi ihtiyaçlarının düzenli olarak takip edildiğini söylüyor.

Topluluğun BBC Türkçe'ye verdiği bilgiye göre gönüllüler, üniversitedeki yaşam alanından toplanan 86 köpeği geri almak için 19 Ekim'de Bornova Belediyesi'nin Can Dostları Yerleşkesi'ne gitti.

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, halihazırda sahiplenilen köpeklerin 19 Ekim'den itibaren sahiplerine verileceğini duyurmuştu.

Ege Üniversitesi rektörlüğü de toplanan köpeklerden 31'inin sahipli olduğunu açıklamıştı.

Hayvan hakları topluluğunun açıklamalarına göre üniversitedeki bakım alanında yaşayan 90'ı aşkın köpek ise pansiyon, köpek otelleri, klinikler ve geçici yuvalara yerleştirildi.

'Köpekler bakımsız, sahipsiz veya saldırgan değil'

Ege Üniversitesi Rektörlüğü, 18 Ekim'de konuya dair yaptığı yazılı açıklamada bazı öğrenci, öğretmen ve idari personelin özellikle sabah erken ve akşam geç saatlerde sahipsiz köpekler tarafından saldırıya uğradığını söyledi.

Rektörlük, "şikayetlerin artması üzerine" Bornova Kaymakamlığı, Bornova Belediyesi, Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü, Bornova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Kredi Yurtlar Kurumu ile bir toplantı yapıldığını duyurdu.

Açıklamada Ege Üniversitesi'nde köpeklerin bakıldığı alanın "Kiracı kuruluş tarafından geçici olarak tesis edildiği" vurgulandı.

Bu alan ile ilgili "İzinsiz, ruhsatsız, veteriner kontrolü olmaksızın, yetkin ve yetkili personel görevlendirmesi bulunmadan, can sağlığı açısından uygun olmayan şartlar altında faaliyet gösteren bir barınak olduğu tespit edilmiştir" ifadeleri kullanıldı.

Ayrıca üniversitenin hiçbir canlıya zarar vermek istemeden ve "İnsan güvenliğini taviz verilmez bir sorumluluk olarak kabul ederek" çözüm üretmeyi amaçladığı söylendi.

BBC Türkçe'ye konuşan topluluk üyeleri, rektörlüğün yetkisizlik, veteriner kontrolsüzlüğü ve yetersiz bakım iddialarını yalanladı.

Üniversitenin hayvan hakları topluluğuna gönüllü destek veren bazı veteriner hekim ve klinikler de sosyal medya üzerinden paylaşım yaparak rektörlüğün yazılı açıklamasını eleştirdi.

Topluluğun sosyal medya sayfasında da yer alan paylaşımlarda hayvanlara üniversite içindeki kapalı alanda bakıldığı ve düzenli takiplerinin yapıldığı vurgulandı.

Ayrıca "Bu köpekler bakımsız, sahipsiz veya saldırgan değiller" dendi.

Sarışın orta yaşlı bir kadın üzerinde siyah kalem ile "Öldürme Yaşat" yazılı kahrevengi bir döviz taşıyor. Üzerinde siyah ceket olan kadının yüzünde Kırmızı, siyah ve beyaz renklerde bir köpek makyajı var.
Fotoğraf altı yazısı, Ege Üniversitesi'nde yaşananları protesto eden hayvanseverler, toplatılmalara yasal zemin sağlayan Hayvanları Koruma Kanunu'nu da eleştiriyor.

Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu'nun sosyal medya hesabından yapılan başka bir paylaşımda ise köpeklerin bakıldığı yerin "eğitim alanı" olarak 4 Ekim 2022'de dönemin rektörü Necdet Budak tarafından topluluğa tahsis edildiği söylendi.

Budak'ın görev süresi Kasım 2025'te dolmuş, yerine Aralık 2025'te Musa Alcı atanmıştı.

'Gönüllüler ve avukatlar kolluk şiddeti gördü'

İzmir Barosu da 17 Ekim'de yaptığı yazılı açıklamada alanda bulunan öğrencilerin, akademisyenlerin ve iki avukatın "kolluk şiddetine maruz kaldığını" ifade etti.

Baro, köpeklerin toplatılmasını talep eden rektörlüğün kararını kınadı ve sorumlular hakkında hukuki süreç başlatılacağını duyurdu.

Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu da köpeklerin gece saatlerinde toplatılması sırasında bazı kişilerin darp edildiğini açıkladı.

'Bornova Belediyesi'nin kararı değil'

Köpeklerin toplatılmasına tepkinin büyümesinin ardından 17 Ekim akşamı Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki sosyal medya hesabından yazılı açıklama yaptı.

Eşki, hayvanların "Ege Üniversitesi Rektörlüğü'nün talebi ve Bornova Kaymakamlığı'nın idari talimatı ile" belediye yerleşkesine alındığını söyledi.

Eşki, bunun Bornova Belediyesi'nin kararı olmadığını vurguladı ve "Biz bu süreçte sadece o masum canların sığınacağı güvenli liman olma sorumluluğunu üstlenen kurumuz" ifadelerini kullandı.

Belediye başkanı toplanan köpeklerinin sağlık durumlarının iyi olduğunu belirtti ve "Her zaman, her koşulda can dostlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz ve bu duruşumuzdan asla geri adım atmayacağız" dedi.

Hayvanseverlerden 'katliam yasası' eleştirisi

Hayvanları Koruma Kanunu hakkında yapılan ve bazı hayvanseverler tarafından "katliam yasası" olarak anılan düzenleme 2 Ağustos 2024'te yürürlüğe girdi.

Düzenleme, sahipsiz sokak hayvanlarının yerel yönetimler tarafından "en hızlı şekilde toplatılmasını" öngörüyor.

Ayrıca "İnsan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak" sokak hayvanlarına ötanazi yapılabileceğine hükmediyor.

Hükümet, sahipsiz hayvanların toplatılmasının kamusal güvenlik için şart olduğunu savunuyor.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ekim başında yaptığı bir açıklamada ülke genelindeki sahipsiz hayvanların %99,7'sinin toplandığını ve sürecin devam ettiğini açıkladı.

Resmi açıklamalara göre düzenlemenin yürürlüğe girmesinden bu yana binlerce hayvan toplatıldı.

Bu süreçte farklı illerde sahipsiz hayvanların topluca öldürüldüğüne dair iddia ve görüntüler de ortaya atıldı.

Yerel yönetimler ve bakanlıklar genellikle toplu öldürme ve usülsüzlük iddialarını inkar ediyor.

Sahipsiz hayvanlara dair veriler açık kaynaklarda yer almıyor.

Ancak İçişleri Bakanlığı yetkilileri Nisan ayında mecliste düzenlenen bir oturumda Türkiye'de sokakta yaşayan köpek sayısının 1 milyon 250 bin civarında olduğunu söylemişti.