Şi'den Trump'a Tayvan mesajı: 'Yanlış ele alınırsa, iki ülke çatışabilir'

Kaynak, Brendan Smialoski / AFP via Getty Images
- Yazan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 3 dk
ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'e yaptığı ziyarette Tayvan'ın statüsü ile ilgili açıklamalar da yakından takip edilecek.
Çin devlet medyasının aktardığına göre, ikili görüşmede Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, Trump'a Tayvan meselesinin yanlış ele alınması halinde ABD ve Çin'in 'çatışmaya girebileceğini' söyledi.
Devlet televizyonu CCTV'ye göre Şi, "Tayvan sorunu, Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli meseledir" dedi.
"Yanlış ele alınırsa, iki ülke karşı karşıya gelebilir, hatta çatışabilir. Tüm Çin-ABD ilişkisini son derece tehlikeli bir duruma sokabilir" ifadelerini kullandı.
Çin yakından takip eden uzmanlar, Şi'nin görüşmelerde, adaya silah satışını durdurması için Trump'a baskı yapabileceğine işaret ediyor.
2025 Aralık ayında ABD, Tayvan'la 11 milyar dolarlık silah anlaşması yaptığını duyurmuştu.
Geçen Cuma günü, ABD'li senatörlerden oluşan partiler üstü bir grup, Trump'a doğrudan bir mektup göndererek, ABD'nin Tayvan'a desteğini teyit etmesini istemişti.
Mektupta, Çin ile yapılacak ekonomik müzakerelere atıfla, "ABD'nin Tayvan'a desteğinin müzakere konusu olmadığını Pekin'e açıkça belirtebilirsiniz" denildi.
Trump bir açıklamasında, Şi Jinping'in Tayvan'ı, Çin'in bir parçası olarak gördüğünü söyledi ve "Ne yapacağı ona kalmış" ifadelerini kullandı.
Çin, Tayvan'ı nihayetinde Pekin'in kontrolüne girecek ayrılıkçı bir eyalet olarak görüyor.
Çin-Tayvan ilişkilerinin tarihçesi nedir?
Bugün bağımsız bir ülkenin tüm karakteristik özelliklerine sahip olsa ve Çin'den çok farklı bir siyasi sistemle yönetilse de Tayvan'ın resmi statüsünün ne olduğu net değil.
Tayvan'ın tanıyan yalnızca 12 ülke bulunuyor.
Pekin, ülkelerin hem Çin hem de Tayvan ile resmi ilişkilere sahip olamayacağı konusunda ısrar ediyor.
Ada yönetiminde şu anda Çin'den bağımsızlığı savunan parti bulunuyor. Ana muhalefet partisi ise Pekin ile yakın ilişkileri savunuyor.
Tayvan'daki ilk yerleşimciler bugün Çin'in güneyinde kalan bölgeden geldikleri sanılan Avustronezyan kabilesi halklarıydı.
Çin kayıtlarına göre, Tayvan adalarından ilk kez Çin imparatorunun bölgenin keşfi için bir ekip göndermesinin ardından MS 239 yılında bahsediliyor.
Pekin, bu bilgiyi Tayvan'ın kendi topraklarının bir parçası olduğu iddiasını desteklemek için kullanıyor.
17'inci yüzyıldan itibaren Çin'den çok sayıda göçmen Tayvan'a akın etmeye başladı.
Bunların çoğu Fujian'dan gelen Hoklo Çinleri ya da Guangdong'dan gelen Hakka Çinleri idi.
Bugün 166 adadan oluşan Tayvan'da yaşayanların büyük bölümünü bu iki grubun sonraki nesilleri oluşturuyor.
1895 yılında tarihteki ilk Japonya-Çin savaşını Japonya'nın kazanmasının ardından, Qing hanedanı Tayvan'ı Japonya'ya bırakmak zorunda kaldı.
İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya yenilgiye uğrayınca bölgenin kontrolünden feragat etti.
Savaşın galip taraflarından Çin Cumhuriyeti, ABD ve İngiltere'nin de onayıyla Tayvan'ın yönetimini devraldı.
Ancak sonraki yıllarda Çin'de iç savaş çıktı ve Çan Kay Şek'in birlikleri Mao Zedong'un komünist askerlerine yenik düştü.
Çan Kay Şek ve lideri olduğu Komintang hükümetinin yaklaşık 1,5 milyon destekçisi, 1949 yılında Tayvan'a iltica etti.
Bu grup, nüfusun yalnızca yüzde 14'ünü oluşturmalarına karşın Tayvan siyasetinin yıllarca belirleyicisi oldu.
Çan Kay Şek, Tayvan'da sürgünde bir hükümet kurdu ve 25 yıl boyunca başında kaldı.
Çan Kay Şek'in oğlu Çan Çing Kuo iktidara gelince, otoriter yönetime karşı çıkan yerel halkın direnişiyle karşılaştı ve ülkede daha fazla demokratikleşmenin yolunu açtı.
Tayvan'da "demokrasinin babası" olarak bilinen Cumhurbaşkanı Lee Teng Hui anayasada değişikler yapılmasını sağladı ve 2000 yılında Çen Şui Bian ada ülkesinin Komintang üyesi olmayan ilk cumhurbaşkanı oldu.

Kaynak, AFP via Getty Images
Tayvan'ın 1980'lerde anakara Çin'e yapılan ziyaretler ve yatırım önündeki engelleri hafifletmesiyle Pekin-Taipei ilişkileri de düzelmeye başladı.
1991'de ada yönetimi, Çin Halk Cumhuriyeti'yle savaş halinin son bulduğunu ilan etti.
Çin, Hong Kong ile de uygulamaya koyduğu "tek ülke, iki sistem" olarak adlandırılan seçeneği Tayvan için masaya sundu.
Ancak ada yönetimi bunu kabul etmedi.
Pekin ve Taipei hükümetleri arasındaki siyasi ilişkiler sorunlu olsa da ekonomik ilişkiler yıllar içerisinde ilerleme kaydetti.
1991 ile Mayıs 2021'e dek geçen sürede, Tayvan'ın Çin'deki yatırımları 193,5 milyar dolara ulaştı.










