İmamoğlu, Özkan ve Yanardağ'ın yargılandığı 'casusluk' davasının ilk duruşması görülüyor

Kaynak, Dilara Şenkaya / Reuters
- Yazan, BBC Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Okuma süresi 3 dk
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu sanıkların "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Silivri'de başladı.
İmamoğlu'nun yanı sıra seçim kampanyalarının direktörü Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve iş insanı Hüseyin Gün hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak isteniyor.
Yüz altmış sayfalık iddianamenin çok büyük bölümünde, etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen iş insanı Hüseyin Gün'e ait dijital materyaller, yazışma ve ifadeler var.
Hüseyin Gün savunmasında neler söyledi?
Duruşmada ilk savunmayı yapan Hüseyin Gün, yaklaşık 10 aydır bugünü beklediğini söyledi.
Hakkındaki suçlamaların "tamamen gerçek dışı" olduğunu savunan Gün, Türkiye'de yapay zekâ yatırımı için bulunduğu sırada gözaltına alındığını ifade etti.
"Devletin gizli kalması gereken hiçbir bilgisini elde etmedim, paylaşmadım" diyen Gün, casusluk suçlamasını reddetti.
Gün, hakkında somut delil bulunmadığını öne sürdü.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından devlet adına yurtdışında görev yaptığını ileri süren Gün, eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından kendisine yetki verildiğini iddia etti.
İngiliz Parlamentosu'nun üst kanadı olan Lordlar Kamarası'nın kapılarının Türkiye'ye açılmasında büyük rol oynadığını söyledi.
Fethullah Gülen yapılanması ile mücadele kapsamında çeşitli çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Gün, bu faaliyetlere ilişkin belgeleri avukatı Selahattin Ceylan aracılığıyla mahkemeye sundu.
Gün, "Katkılarımı devletim bilmektedir" ifadesini kullandı.
Ekrem İmamoğlu ile yalnızca bir kez karşılaştığını ifade eden Gün, Necati Özkan'la yaptığı görüşmenin ise seçim döneminde hazırladığı bir sosyal medya analiz sunumundan ibaret olduğunu söyledi.
"2019 seçimlerinin iptal edilmesinden sonra ücretsiz sosyal medya analizi yaptırdım. Açık kaynak verilerine dayanan bir çalışmanın casusluk gibi gösterilmesi akıl dışı" diyen Gün, Özkan'la herhangi bir ticari anlaşma yapılmadığını kaydetti.
'Bir gazeteciye bağış yapmak nasıl casusluk olabilir?'
İBB verilerinin yasa dışı şekilde ele geçirildiği yönündeki suçlamaları da reddeden Gün, mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi raporunda veri sızıntısının 2019 seçimlerinden önce gerçekleştiğinin ortaya konduğunu söyledi.
Hakkında ihbarda bulunan kişinin kendisine husumet beslediğini ve bu nedenle asılsız suçlamalarda bulunduğunu savundu.
Savunması sırasında zaman zaman iddianameyi eleştiren Gün, "MİT'in casusluğa karşı koyma birimi beni bulamamış ama biri 112'yi arayıp yakalatmış" ifadelerini kullandı.
Fethullah Gülen yapılanmasıyla bağlantısı olduğu iddialarına da yanıt veren Hüseyin Gün, örgütün üst düzey isimlerinden olduğu öne sürülen kişiyle yalnızca bir kez görüştüğünü söyledi. Gün, "Maddi yardım istedi, kabul etmedim" dedi.
Gün, "Devletimizin en üst noktalarındaki siyasetçilerimizin, bürokratlarımızın FETÖ'yle ilişkide olduğu yadsınamaz bir gerçektir" diye konuştu.
2014 yılında Twitter'da "Fuat Avni" isimli hesabı yöneten ekiple ilgili bir çalışma yaptığını da anlatan Gün, hazırladığı raporun akıbetini bilmediğini ifade etti.
Mahkeme başkanının soruları üzerine Necati Özkan'ın yönlendirmesiyle veri sızıntısı yapıldığı iddiasını reddeden Gün, "İfademi tekrar ediyorum" dedi.
Merdan Yanardağ'a yaptığı bağışın sorulması üzerine ise Gün, "Yaptığım bağışla elektrik faturasını ödeyemez. Bir gazeteciye bağış yapmak nasıl casusluk olabilir?" diye konuştu.
Yanardağ'la yazışmaları üzerinden yönlendirme yaptığı iddiasına ilişkin de Gün, "Tanıdığım Merdan Yanardağ talimatla yazı yazacak biri değildir. Tele1 izleyicisi olarak fikirlerimi ilettim" dedi.
İmamoğlu soruşturmayla ilgili savunmasında Gün'ü tanımadığını, bir arada görüldükleri fotoğrafın rutin tebrik fotoğraflarından biri olduğunu söylemişti.
İmamoğlu, Gün ile Necati Özkan arasındaki temasın da 15 gün ile sınırlı olduğunu ve bu sürenin bir seçimi yönlendirmek için yeterli olmayacağını belirtmişti.
Necati Özkan İBB davasındaki ifadesinde Gün ile ilişkisine değinmişti. Gün'ün kendisine attığı bir geçmiş olsun mesajında, "Sizinle çok tanışamasak da" cümlesini kullandığına atıfla "Herhangi bir hukukçu, sadece bu mesaja baksa hiçbir ilişkim olmadığını anlar" demişti.
Gazeteci Merdan Yanardağ hakkında da "İmamoğlu lehine algı çalışması yapılması için basın ayağını oluşturduğu" suçlaması yöneltiliyor.
Merdan Yanardağ da suçlamaları reddetti.
İddianamede ne var?
İddianamede Hüseyin Gün'ün telefonundan elde edilen yazışmalar "casusluk" faaliyetinin ana delili olarak sunuldu.
İddianamede Gün İngiliz, ABD ve İsrail gizli servislerinin üst düzey isimleriyle temasta olmakla suçlandı.
Savcılık, İBB'ye ait, ve vatandaşların kişisel verileri gibi hassas bilgilerin bir veri tabanına aktararak dış istihbarat servislerine sunulduğunu iddia etti.
Savcılık, Gün'ün İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan ile iletişimde olduğunu ve bu şekilde elde edilen analizleri Özkan'a ilettiğini savundu.
Ayrıca, 2019 yerel seçimlerinde "algı oluşturmak suretiyle seçimin şüpheli Ekrem İmamoğlu lehine manipüle edildiği" iddia edildi.
İddianamede ayrıca "hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan Hüseyin Gün'ün hesaplarından 85 milyon TL para çekildiğinin" MASAK raporunca tespit edildiği belirtildi.
Türk Ceza Kanunu'nun 328. Maddesi ile düzenlenen siyasi casusluk "devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla temin etmek" olarak tanımlanıyor.










