Macaristan'da karar anı: Viktor Orban mı, Peter Magyar mı?

Viktor Orban ve Peter Magyar

Kaynak, Balint Szentgallay/Attila Husejnow/ Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Viktor Orban ve Peter Magyar
    • Yazan, Tarık Demirkan
    • Unvan, Budapeşte
  • Okuma süresi 4 dk

Macaristan'da 12 Nisan Pazar günü yapılacak seçimler için iki büyük rakip, iktidardaki FİDESZ ve muhalefetteki TİSZA partileri, bu gece saat 24.00'e kadar kampanyalarını sürdürecek.

Her ne kadar rakip parti liderleri taraftarlarına kendilerine güvendikleri ve seçimlerden zaferle çıkacakları mesajını iletseler de sadece çok seçim görmüş geçirmiş siyaset uzmanları ve gözlemciler değil, sıradan vatandaşlar da verilen bu mesajlardaki özgüven dozu arasında farkı hissediyorlar.

Viktor Orban, her zamanki kendinden çok emin halinden bir hayli uzak.

Olası bir yenilgi ihtimalini de içeren söylem ve davranışlarıyla dikkat çekiyor.

Orban son konuşmasında gelecekle ilgili vaatlerde bulunmaktan çok, geçmiş döneme atıf yaparak seçmenleri eldeki kazanımları tehlikeye atmamaya çağırdı.

"Risk büyük, ülke yönetiminde olası bir değişiklik büyük tehlikeler içerecektir. Çözüm ulusal birlikte, çözüm FİDESZ'te" dedi.

Muhalefet lideri Peter Magyar ise başbakanın mesajına hemen tepki göstererek ulusal birlik konusunda Orban'a katıldığını söyledi.

Ancak Macar ulusunun birliğinin FİDESZ'in haftalardır yaptığı gibi istihbarat oyunlarıyla, komplolarla, muhalefeti seçmenin gözünde küçük düşürmeyi amaçlayan kara propagandayla sağlanamayacağını vurguladı.

"Ne yaparlarda yapsınlar nafile, rejiminin sonuna gelindi" dedi.

Yani Viktor Orban geçmişi, Peter Magyar geleceği işaret ediyor.

İstihbarat oyunları

TİSZA lideri "istihbarat oyunları" derken son haftalarda ortaya çıkan bazı önemli gelişmeleri işaret ediyordu.

Macar Emniyet Teşkilatı İnternet Suçları Özel Takip Bürosu uzmanlarından Bence Szabo, özel araştırma haberleriyle tanınan Direkt36 adındaki bir haber sitesinin kameraları önünde adını, rütbesini, bu çok özel ve gizli polis dairesindeki görevini de söyleyerek çok önemli bir operasyonu ifşa etmişti.

Anlattıkları endişe vericiydi.

Buna göre, Anayasa Koruma Örgütü adı verilen Macaristan istihbarat servisi (Macar MİT'i) kim oldukları ortaya çıkarılamayan özel bir ekibe kurumsal destek vererek TİSZA partisinin bilgi işlem merkezine sızmaya, bilgi işlem sorumlularını kendileri için çalışmaya ikna etmeye uğraşmışlardı.

Para vaatleri ve tehditler sonuç vermeyince Anayasayı Koruma Örgütü bu kişilerin dosyalarını "bu insanlar çocuk pornosu suçu işliyorlar" iddiasıyla İstihbarat Suçları Özel Takip Bürosu'na devretmiş, işlem başlatılmasını talep etmişlerdi.

Muhalefet partisi bilgi işlemcilerine ajanlık teklifi

Kameralara konuşan Bence Szabo "ben vatandaşları korumak için çalışan onurlu bir polis memuruyum. Devletin görevi yüm vatandaşların güvenliğini sağlamaktır, bir siyasi partinin çıkarını kollamak değil. Birilerinin siyasi çıkarları için onurumu kirletmem" demişti.

Macar Ulusal İstihbarat Teşkilatı'nın kasıtlı bir şekilde iktidar partisi yararına işlemler yaptığı haberi o günlerde kamuoyuna bir bomba gibi düşmüştü.

Elbette resmi makamlar bu haberi yalanladılar ve Bence Szabo, gizli dosyaları açıkladığı için hainlikle suçlandı.

Ama ertesi gün de TİSZA bilgi işlem uzmanlarından biri olan 19 yaşındaki Daniel Hraboczki de söz konusu gelişmeleri, kendileriyle kimlerin nasıl ilişki kurmak istediklerini, partiye dair hangi bilgilere ulaşmayı talep ettiklerini, Anayasayı Koruma Örgütü'nün merkez binasında nasıl ifadesinin alındığını ve dahası yalan makinesine nasıl bağlandığını kameraların karşısında anlattı.

Olay ortadaydı. Çok savunulacak ya da açıklanarak "doğrusu budur" diyebilecek bir yanı kalmamıştı.

Muhalefet bu gelişmeyi Watergate skandalına benzeterek sorumluların istifa etmesini talep etti.

Bilindiği gibi 1970'te ABD başkanlık seçim kampanyası esnasında Nixon'un daha sonra istifasına yol açan bir gelişme yaşanmış, FBI ajanları Demokrat Parti'nin genel merkezine dinleme cihazları yerleştirmişlerdi.

Ancak Macar hükümeti yetkilileri muhalefetin bu Macar Watergate'i iddialarının araştırılmasını kabul etmedikleri gibi, skandalın ardından karşı iddialar ortaya atarak aslında bu olayı büyüten gazetecilerin yabancı ülkeler istihbarat teşkilatları yararına faaliyet gösterdiklerini ileri sürmüşlerdi.

Macar ve Rus dışişleri bakanlarının telefon konuşması dinleniyor

Gerçekten de o günlerde araştırmacı gazetecilik faaliyetleri sürdüren bazı yayın organlarında Macar Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto ve Rus meslektaşı Sergey Lavrov'un gizli bir şekilde kaydedilen telefon konuşmaları yayınlandı.

Macar dışişleri bakanı bu konuşmalarda Rusya dışişleri bakanına gerçekleşen Avrupa Birliği (AB) toplantıları hakkında bilgi veriyor ve bazı toplantıların dokümanlarını da Moskova'daki Macar elçiliği yoluyla kendisine göndereceğini söylüyor.

Macar hükümeti elbette bu konuşmaların gizlice dinlenmesini sert bir şekilde mahkum ederek Brüksel'i suçladı.

Yabancı istihbarat örgütlerinin yasa dışı bir şekilde Macar bakanın telefonunu dinlemesini protesto etti.

Macar dışişleri bakanı, AB toplantılarında dinlenme molalarında, kulisten özel olarak korunan güvenli bir hat bile kullanmadan Lavrov'u aramıştı.

Gazeteciler neden özel korunan güvenlikli bir hat kullanmadığını sorduklarında Szijjarto, "Neden kullanayım? Ben gizli bir iş yapmıyorum! Gizli ve yanlış iş yapanlar müttefik olarak bildiğimiz, bizi gizlice dinleyen bazı istihbarat örgütleri" demişti.

Sanatçıların mesajı: 'Korkmayın! Gidin oy kullanarak geleceğimize sahip çıkın!'

Hösök Tere'de sanatçıların oy vermeye teşvik etmek için düzenlediği konserden bir görüntü. Kalabalığın ellerinde ışıkları yanan telefonlar var.

Kaynak, Janos Kummer/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Hösök Tere'de sanatçıların oy vermeye teşvik etmek için düzenlediği konserden bir görüntü.

Hollywood filmlerindeki senaryoları andıran bu gelişmeler elbette sıradan insanlar arasında korku ve endişe yaratıyor.

Devletin ulusal çıkarları korumak amacıyla kurduğu en gizli istihbarat teşkilatlarının siyasete alet olması ya da devletin en üst kademelerindeki insanların telefonlarının dinlenip kayıt altına alınması ve yayınlanması sokaktaki insan için çok anlaşılabilir bir olay değil.

Bu gelişmelere sanatçılar kendilerine yakışan bir cevap verdiler.

İnternet dünyasının tanınmış influencer'larından Robert Puzser'in çağrısıyla 10 Nisan Cuma günü akşam saatlerinde Budapeşte'nin en büyük meydanlarından olan Hösök Tere'de (Kahramanlar Meydanı) yaklaşık 50 pop sanatçısı Rejim Değişikliği Büyük Konseri adı altında sahneye çıktılar.

Konser "Korkmayın! Kendi geleceğiniz için, ülkemizin geleceği için gidin oy kullanın, bu rejimi yıkın!" sloganı altında gerçekleşti.

Macaristan'ın en tanınmış pop sanatçıları, elbette hiçbir maddi karşılık beklemeden sahneye çıktılar ve seçtikleri şarkılarından birini seslendirdiler.

100.000'i aşkın kişinin sadece meydanı değil, o meydana çıkan ana caddeleri de hıncahınç doldurduğu konserin amacına ulaştığı, insanların zaten yüksek olan oy kullanma arzularını arttırdığı düşünülüyor.

Son kamuoyu yoklamalarına göre pazar günkü seçimlerde oy kullanma oranının % 80'i aşarak rekor düzeye ulaşacağı tahmin ediliyor.

Anketlere göre TİSZA önde.

Ama muhalefet liderinin de dediği gibi, iktidar için kamuoyu yoklamalarını değil seçimleri kazanmak gerek.