Pakistan'a yola çıkan Vance'dan İran'a mesaj: 'Bizi kandırmaya çalışmayın'

Kaynak, Farooq NAEEM / AFP / Getty Image
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Okuma süresi 5 dk
İran ve ABD arasındaki şartlı ateşkes, Lübnan saldırıları sonrası kırılganlığını korurken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance Pakistan'a doğru hareket etti.
Tarafların bu hafta sonu İslamabad'da karşılıklı masaya oturması bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la yürütülen barış görüşmelerinin başarısız olması ihtimaline karşı ABD'nin savaş gemilerini "en iyi silahlarla" donattığını öne sürdü.
10 Nisan'da New York Post'ta yayımlanan röportajda Trump, görüşmelerin sonucunu "yaklaşık 24 saat içinde öğreneceğiz" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise, ateşkes anlaşmasının kapsamına Lübnan'ın da dahil edilmesi gerektiğini yineleyerek Washington'un "taahhütlerine" uymasının önemini vurguladı.
Bakanlığın Telegram kanalında yayımlanan açıklamaya göre Arakçi, bu sözleri İran'ın Lübnan elçisi Mohammad Reze Rauf Şeybani ile yaptığı telefon görüşmesinde dile getirdi.
İki ülke arasındaki görüşmelerin cumartesi günü Pakistan'da yapılması bekleniyor.
Washington'dan Pakistan'a hareketi öncesi müzakereler için konuşan JD Vance, görüşmelerin "olumlu" sonuçlanmasını istediğini belirtti.
İyi niyetle müzakere beklediklerini söyleyen Vance, "Bizi aldatmaya çalışırlarsa, müzakere ekibimizin o kadar anlayışlı olmadığını görecekler" dedi.
İran tarafının Pakistan'a gidişiyle ilgiliyse henüz netlik yok.
BBC İslamabad Muhabiri, Pakistanlı yetkililerin halen İran heyetinin gelişini beklediklerini söylüyor.
İran'ın Pakistan Büyükelçisi 9 Nisan'da sosyal medyada heyetin aynı gün gece saatlerinde İslamabad'a ineceğini söylemiş ama paylaşımını bir saat sonra silmişti.
İran tarafına Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın liderlik etmesi bekleniyor.
Pakistan herhangi bir resmi görüşme takvimi de açıklamadı ama Beyaz Saray daha önce görüşmelerin Cumartesi sabahı başlayacağını açıklamıştı.
İran yönetimi, Tasnim haber ajansı aracılığıyla 9 Nisan'da, Lübnan'da ateşkes olmadığı müddetçe müzakerelerin başlamayacağını duyurdu.
Beyaz Saray ise ateşkes anlaşmasına Lübnan'ın dahil olmadığını açıkladı.
Müzakerelere arabuluculuk eden Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, iki ülke arasında varılan anlaşmanın Lübnan'ı da kapsadığını söylemişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Lübnan'da Hizbullah'ı hedef aldıklarını savundu ve "Lübnan'da ateşkes olmayacak" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump 9 Nisan'da ABD'li yayın kuruluşu NBC News'e verdiği röportajda, bir barış anlaşmasına varılacağı konusunda "çok iyimser" olduğunu savundu.
Trump, İran'ın "kabul etmesi gereken bütün koşulları kabul etmeye yanaştığını" ve yetkililerinin basına konuşmadıkları zaman "çok daha makul davrandıklarını" belirtti.

Kaynak, Farooq NAEEM / AFP / Getty Images
İran'ın 10 maddelik planında neler var?
Trump, İran'ın ABD ve İsrail'e 10 maddelik bir plan sunduğunu söyledi.
Ateşkes açıklamasının ardından 8 Nisan'da bir paylaşım yapan Donald Trump, İran'ın uranyum zenginleştirmeyeceğini savundu.
Trump, B-2 uçaklarının bombardımanıyla vurulan tesislerde, "derinlere gömülmüş nükleer 'tozunu' kazıp çıkarmak" için İran ile çalışacaklarını da duyurdu.
ABD Başkanı 8 Nisan'da yaptığı açıklamada, ABD'nin İran ile yakın işbirliği içinde çalışacağını ve "gümrük vergileri ve yaptırımların hafifletilmesi konusunda görüşmeler yapacağını" söyledi.
Trump, İran'a askeri mühimmat tedarik eden ülkelere ABD'ye satılan ürünler için hemen yürürlüğe girecek yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulanacağını söyledi.
İran devlet televizyonuna göre ise 10 maddelik plan şu unsurları içeriyor:
- Irak, Lübnan ve Yemen'deki savaşın tamamen sona erdirilmesi
- İran'a yönelik savaşın süre sınırı olmaksızın tamamen ve kalıcı olarak sona erdirilmesi
- Bölgedeki tüm çatışmaların bütünüyle sona erdirilmesi, ABD'nin Ortadoğu'daki askerlerini çekmesi
- Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması
- Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü ve güvenliğini sağlamak için bir protokol ve koşullar oluşturulması
- İran'a yeniden inşa maliyetleri için tam tazminat ödenmesi
- İran'a yönelik yaptırımların tamamen kaldırılması taahhüdü
- ABD tarafından tutulan İran'a ait fonların ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması
- İran'ın hiçbir şekilde nükleer silah edinmeyeceğine tam bağlılık göstermesi
- Yukarıdaki koşulların onaylanmasının ardından tüm cephelerde derhal ateşkesin yürürlüğe girmesi
Tahran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi yaptığı açıklamada "İran'ın sahadaki zaferi siyasi müzakerelerle de pekiştirilecektir" dedi.
İran anlaşma sonucunda uranyum zenginleştirmeye devam etmeyi hedefliyor. Fakat ABD Başkanı Trump, bunu "müzakere bile edilemeyecek bir konu" olarak görüyor.
Reuters ajansına konuşan Pakistanlı bir yetkili İran'ın yeniden inşa, yaptırımların kaldırılması ve tazminat gibi pek çok talebinin ABD tarafından kabul edilebileceğini fakat uranyum zenginleştirmenin kabul edilmesini olası görmediğini söyledi.
ABD'nin 15 maddelik planında neler var?
İran'ın sunduğu 10 maddelik plandan önce ABD de İran'a 15 maddelik bir plan iletmişti.
Reuters'ın İsrailli kaynaklardan aktardığına göre bu planın öne çıkan maddeleri şöyleydi:
- İran'ın zenginleştirilmiş uranyumlarının ülke dışına çıkarılması
- İran'ın asla nükleer silah üretmeyeceğine garanti vermesi
- Uranyum zenginleştirmesine son verilmesi
- Balistik füze üretim programının kısıtlanması, füzelere adet ve menzil limiti getirilmesi
- İran'ın bölgedeki müttefiklerine maddi desteğini sonlandırması
- Hürmüz Boğazı'nın koşulsuz bir şekilde geri açılması
- İran'ın Natanz, İsfahan ve Fordo nükleer tesislerinin sökülmesi
Kim taviz verecek?
Reuters'ın aktardığına göre Trump savaşın başında açıkladığı üç ana hedefine de ulaşamadı.
Bunlar İran'ın komşularına saldırma kapasitesini ortadan kaldırmak, nükleer programını yok etmek ve İran halkının hükümeti devirmesini kolaylaştıracak koşullar yaratmaktı.
İran'ın ise büyük tavizler vermesi beklenmiyor. Zira savaşa devam ederken Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutarak silah gücü kendisinden çok daha yüksek olan düşmanına ekonomik açıdan büyük zarar vermeye devam edebileceğini gösterdi.
BBC Güvenlik Muhabiri Frank Gardner da İran'ın acı eşiğinin, şehadet ideolojisinin de etkisiyle Batı uluslarına kıyasla çok daha yüksek olduğunu, ABD ve İsrail'in bir aydan uzun süren bombardımanına rağmen ayakta kaldıktan sonra taviz verme havasında olmadığını aktarıyor.
BBC'nin diplomasi muhabiri Paul Adams da iki tarafın talepleri arasında büyük bir uçurum olduğunu ve müzakerecileri çok zor bir görevin beklediğini söylüyor.
Lübnan ateşkese dahil mi?
ABD ve İran arasındaki ateşkes anlaşmasının ardından İsrail'in Lübnan'da büyük bir bombardıman yapması, Lübnan'ın da bu anlaşmaya dahil olup olmadığına dair bir tartışma başlattı.
İran bu saldırının ateşkes ihlali olduğu gerekçesiyle Hürmüz Boğazı'nı tekrar kapattı.
Pek çok Batı ülkesinin lideri ateşkesin Lübnan'da da uygulanması gerektiğini söyleyen ortak bir açıklama yaptı.
İran ve arabulucu Pakistan, Lübnan dahil derken, Beyaz Saray bunu reddetti.
Lübnan hükümeti Pakistan'daki görüşmelerde de yer almak istiyor.
BBC'ye konuşan Lübnanlı bakan Haneen Sayed ise, ülkesinin de müzakerelere dahil edilmesinin önemli olduğunu söyledi.
ABD ve İran arasında varılan ateşkesin ülkesini de kapsadığını savunan Sayed, "ne tür bir ateşkes ve barışa ihtiyaç olduğu bizimle de görüşülmeli" dedi.











